29 Kasım 2011 Salı

Heyecan heyeeeeecannn!!!

Ölüyorum heyecandan, şaşkınlıkdan...
Bir sürü şey oldu..
En önce kocacığım saç nakli yaptırdı!
Ewet korkunç zor bir şeymiş, hem zor hem kanlı hem şiş hem sabır
Daha öncesinde tahmin edemediğim için nakil sonrasını kendime çok kızdım..Tabikii bunu ona söylemedim ama bilseydim böyle zahmetli zor olacağını hayatta istemezdim , gerçi her şkilde ben istemedim zaten ama karşı çıkardım sen bilirsin yerine yooo hayırrr gibi negatif cevaplar verirdim.  Nerden bileyim böyle olacağını...Nerden bileyim bütün bayram evde oturacağımızı..nerden bileyim anestezinin yerçekimi sağolsun aşağı ineceğini ve yüzünün gözünün davul gibi şişeceğini..dahasını anlatmıyorum zira hatırlamak istemiyorum. Neyse ki zorlukları aştık, kendiyle barışık (zaten öyleydi aslında) o zaman kendini aynaya bakmaya alıkoyamayan bir kocam oldu:))))

Bunu mevzuyu geçiyorum artık. Başka ne mi oldu? Haftaya Romaya gidiyorum:))) Hiiihoyyttt nasıl mutluyum nasıl sevinçliyim:)) Kızkıza bir tatil! Tam bana göre tam sevdiğim, gerçi sevgilimde olsun çok isterdim ama organizasyon bekar kızlardan çıktı, kız kıza diyede vurgulandı, tamam dedim:) İşin tuhafı, kolejden arkadaş dört kız plan yapıyor, herkes yanında en yakın arkadaşını getirecek ben onlardan biriyim:) derken duyuldukça bu plan büyüyorda büyüyor, en son 13 kız diye duymuştum!!!!! bir tanesi hariç hiçbirini tanımıyorum:))) Otel uçak gerekli herşey ayarlandı diyebilrim, planım da birde outlet var:) burberry trenchcoat almadan şurdan şuraya gitmem:)) dönüşte anlatırım bakalım nasıl olucak:)))

Şimdide ennnnn ama ENNNNN önemlisiii
Bilindiği üzere yaklaşık 8-9 aydır kendime üniversitelerden birinde pozisyon arıyorum. Doktoramı bitirince büyük konuşmuş ve benim için akademik hayat bitmiştir, daha da chem in C sini görmek istemiyorum demiştim. Uzunca bir süre ilaç sektöründe iş aramış ve gerek yaşım (i çok da büyük diil aslında ama 32) gerekse eğitim seviyem sebebiyle İK ya başvurudan öteye gidememiştim. Sertifika programlarına yazıldım deli paralar ödedim, hani ben biliyorum azıcık çok ilgiliyim walla demek için. Başarılı da oldum sayılır. Eğitmen bir firmanın Ruhsatlandırma Müdürü idi. O kadar kişiden (ki yaşı genç olanlar, PhD si olmayanlar) içinden bir bana iş bulmak için seferber oldu.  Ne kadar tatlı ve iyi biri olduğunu siz anlayın artık. Sonunda bir yerden iş buldum benim için sektöre adım atmak anlamına geliyordu zaten başkada anlamı yoktu zira yanlızca dosya çevirisi yapacak ve 1500 TL alacaktım. Önce çok dokundu bana yok artık dedim, bu kadar mıyım ben felan, sonra dedimki epi topu 5-6 ay çalışır sonra başka yere geçebilirim. Kabul telefonumu etmeden 10 dakika öncesinde şimdiki iş yerimden telefon geldi gelin başlayın diye. Büyük bir kurum artıları olur daimi olur felan diye düşünerek diğer işi reddettim. Tabi yaşadığım hayal kırıklığını anlatmama gerek yok. Duygularım karışık burasıyla ilgili. Öfke, Keder, Acıma hissi, Aptalsınız hissi, Bumudur düşüncesi, Hayat böyle geçer mi bakışları vs vs. Burda çalışmaya başladıkdan 10 gün sonra ne kadar özel üniversite varsa eleme yaptım bana uygun bölümü olanları seçtim, hepsine benimle görüşün ne olur diye mail attım. Neredeyse hepsinden geri dönüş aldım diyebilirim. Kimi olabilir kimi yer yok kimi yurtdışına gitmemişin felan gibi geri dönüşler yaptı. Olabilir diyen tek ders içindi o dersde bu dönem açılmadı.
Neyse uzatmayayım ben, bir şekilde olmadı, ben artık kahrolmanın eşiğindeyim felan...Bu arada evimiz İTÜ yle komşu etiler çıkışı bize 5 dakika o yüzden aklımdan hep itü var felan...Sürekli Nanoteknoloji Membran vs araştırma merkezleri varmı açıldımı açılıyormu diye araştırıyorum bu arada. Sonunda İTÜ de bir merkez açılacağını üstün kabiliyetim sonunda keşfettim:) yaşasın google!. Üşenmedim aradım sordum bu açılmamış merkezden kimin sorumlu olduğunu öğrendim. Bir süre ne yapsam nasıl yapsam diye düşünmeyle geçti. Kime söylesem kimi bulsamla geçti. Sonunda kendi kendime irtibata geçmeye karar verdim ve mail attım rektör yrdsına. Tabi umut işçinin ekmeği. Başladım beklemeye umut ediyorum ama bir yandan da çok umut etmiyorum ki gene üzülmeyeyim. Derken dün gece yatmadan maillerime bakarken cvp geldiğini gördüm! Bir çığlık bir kalp çarpıntısı anlatamam. Yarın randevum var. O kadar heyecanlıyım ki..O kadar elim ayağım titriyor ki..Bir yandan da ümitlenmek istemiyorum zira daha öncede görüşmelere gittim, öylesine çağıran bile oldu. Bu da öyle olabilir diyorum kendime ama işte ne bileyim kendime hakim olamıyorum heyecan yapıyorum. Orada işe girersem şu anda kazandığım paranın 3 te 1 ini alıcam (ne acı değilmi? burda saçma sapan iş yapanlar eğitim vs sıfırken ne paralar alıyorlar) ama bir yandan herşeymi para!!Ortam, ilgi, research, bilgi birikimi, eğitimli saygın hocalarımız, insanlara faydalı olmak, TR için uluslararası platformlarda yayın yapabilmek, workshoplara katılmak, işbirliği kurabilmek, çalışmak incelemek araştırmak, bilgilerini aktarabilmek, yenilikleri öğrenebilmek takip edebilmek dahada  bir sürü sayarım inanarak!
Yarın ola hayrola!
Wish me luck!!!!!!!!!!!

18 Kasım 2011 Cuma

Ondan Bundan Azcıkda Annemden

Gene son derece sıkıcı bir zaman aralığındayım. Mutlu bir haber veremediğim için üzgünüm ama mutlu bir haber yok ne yapayım, kötü bir haberde yok aslında...Yanlızca olmasını istediğim haberler var...Mesela devlet üniversitelerinden birinden kabul almak gibi, diyorum ki ben rektör yardımcısına mail atayım böyle böyle diyeyim kendimi tanıtayım, sizinle çalışmak için ölüyorum bitiyorum diye yazayım 5 dakikacık bana randevu verin diyeyim, ne kaybederim ki sonuçta değilmi? en fazla cevap gelmez yada yok derler olur biter, bir diğer olmasını istediğim şey ise bebek, ve gel gör ki olmuyor, yani ya beceremiyoruz ki bu tuhaf olurdu sonuçta dünyadaki milyarlarca insan beceriyor, yada en basit cevap ama en öldürücüsü olmuyor. Bunada bir çare bulmak gerekiyor, yaşımı düşününce aman tanrım diyorum, ama sonra ne yapayım anca oldu diyorum. Şubata az kaldı yani 33 olmaya az kaldı, ürkünç korkunç birşey sevmedim sevemedim bu yaş almayı. Bir milyon düşünce uçuşuyor aklımda, bütün bunlar ne zaman başladı, benim kahrolası sorunum ne, tabii kiminin cevabını biliyorum, kiminin cevabını düşünmek istemiyorum ama kalımdan çıkmıyorki, ahh zaten herşeyin sebebi o akıl, düşünme yeteneğim olmasaymış kavrama noksanlığı felan hani fena olmazmış mı acaba, ayyy bilmiyorum, bi kendimi arındırıyorum bu sıkıntıdan bakıyorum 1 ay geçmiş tekrar aklıma gelinceye kadar. Bu da bir başarı sonuçta, geri at, öne geldikçe besleme daha geri at. Acaba Ankara da olsaydık nasıl olurdu bunu düşünmesem iyi olacak, geri at bengi hemen geri at. Boşa geçirilen 9 sene, heeeemennnn unut bunları diyorum sana!
Aaaaa bak geri atarken, aklıma en güzel şey geldi:)))) Anneciğim burda, canım bitanecik annem benim. Hergün onunla olsam, bıdı bıdı konuşsam, kıkırdasam annem bıdırdasa azcık kelimeleri karıştırsa, birden cin gibi kesilse, sonra birden kurt gibi acıksa:)))) Minik kuzum sevgili Annem, hayatımdaki en özel yere sahip kişi, minnoşum benim..
Bugün akşam onunla buluşucaz, aa ben bugün anneme eldiven aldım:) bakalım sevicekmi, yada daha da önemlisi olucakmı?
Bende anne olsam ne güzel olur değil mi? umarım bakalım..Ocak ayı dead line benim için, artık o zamana kadar olmazsa harekete geçme zamanı, eskisi gibi karalar bağlamıyorum bu duruma ama tabii insan bir sebep arıyor neden olmuyor diye, olmuyo işte kardeşim, alallalalaaa hastamısın nesin diyorum ve susuyorum:)
sevgilerimide yolluyorum bu arada;)